Hep Beraber Veliefendi’de bir gün

Spor yazarı Kenan Başaran kaleme aldı…

TÜRKİYE’de en azından bir gün, herkes at yarışı izler. O gün, Gazi Koşusu günüdür. Bu yıl 92. Gazi Koşusu, seçimler nedeniyle gecikmeli olarak.

1 Temmuz’daydı ve tarihi bir neticeyle sonuçlandı. Zira Ahmet Çelik, Gazi’yi üst üste 4. kez kazanan ilk jokey oldu. Yarışı kazanan atın adıysa ‘Hep Beraber’di.

Ben de ilk kez Gazi Koşusu’nu canlı olarak tribünden izledim. At yarışları dünyası, çok ilginç bir dünya. Öncelikle içinde olanlara normal gelen ama dışarıdan bir göz için kitap veya sinema filmi konusu olacak bir çok öykü barındırıyor. Atların isminden tesislere, seyislerden jokeyler ve atların sahiplerine kadar, bir çok kahraman ve antikahraman bulmak mümkün.

Pazar günü saat 13.00 gibi Veliefendi’ye gittim. Sıcak havaya karşın oluk oluk insan akıyordu. Türkiye Jokey (TJK) Kulübü Basın Şefi Erkut Deliorman, geçen yıllara göre gözle görülür bir izleyici artışı olduğunu söyledi.

“Gazi’nin üç ayrı tribünü var” desem, yeridir: Şeref tribünü, halk tribünü ve pist kenarı… Şeref tribününe gelen erkekler takım elbise giyerken, kadınlar da şık kıyafetlerini illa ki şapkalarla tamamlıyor. Bu bir Gazi ritüeli…

‘6’lı’ yatarsa ‘2’li’ var!

‘6’lı’ kupondan gayrısını pek bilmezdim. Lakin artık bir çok seçenek sunuluyor. Dolayısıyla ‘ilk ayakta’ yattınız diye gününüz bitmiyor. Günün 8 yarışının sonuncusuna kadar bir şekilde kupon yapma olanağı var; ikili, üçlü, dörtlü, plase vs….

Şöyle bir, insanların arasına karışıyorum. Herkesin elinde bültenler ve kuponlar… Ortalık “Kesin bu kazanır” diye yanındakine konuşanlardan geçilmiyor. Anlayacağınız, ‘tüyo’lar havada uçuşuyor.

Öyle insanlar var ki, havanın neminden atın yediği içtiği son şeye kadar, tüm detaylara vakıf. Ve genelde de detayda boğuluyorlar! Kuponu tutturmak için çok şey bilmek iyi değilmiş! Ama siz yine de aşırı sıcakta dişi atlara oynamayın zira onlar için bu bir handikapmış!

Yeri gelmişken, TJK Basın Şefi Deliorman’ın en çok yakındığı konuya da değineneyim: Kumar… At yarışçılığının hâlâ daha ‘kumar oyunu’ olarak algılanmasından rahatsızlık duyduklarını belirterek, “Bu algı biraz da Yeşilçam filmlerinden ötürü oluşmuş. Oysa futbola da bahis oynanıyor, basketbola da…. Toto’dan Sayısal Loto’ya ve Milli Piyango’ya kadar hepsi bir çok şans oyunu var. At yarışçılığı sadece bir bahis oyunu değil. Bu da futbol gibi bir spor, keyif ve tutku…” diyor…

Necip Fazıl’dan Ülkü Tamer’e kadar edebiyatımızın bir çok ünlüsünün de at yarışlarına olan tutkusunu hatırlatalım…

Derbi başlıyor

Yarım saatte bir koşular, düzenleniyor. İnsanlar anonslarla birlikte tribünlere ve pist kenarına geliyor. Ve yaklaşık 2 dakika süren büyük bir heyecan fırtınası esiyor. Atlarla birlikte insanlar da adeta koşuyor. Hepsi yerinden “Hadi oğlum, hadi kızım… Koş, koş…” diye bağırıyor… Tuttuğu atı kazanan büyük bir sevinç yaşarken, kaybedenler ‘yıkılmış’ bir ruh haline bürünüyor ama kısa süreliğine… Dedim ya bir başka kupan hep var… Yani “Önümüzdeki yarışa bakalım” modunda herkes…

Şeref tribününde baz at sahipleriyle konuşuyorum. “Bizim için temel amaç para kazanmak değil. Atımız masraflarını çıkarsın yeter. Sadece yarış değil, her daim atlarla ilgilenmek de bu işin en keyifli yanlarından biri” diyorlar.

Beklenen koşu gelip çatıyor: Gazi Koşusu… Atçılığmızın derbisi… Önce seremoni… Jokeyler ve atlar tek tek tanıtılıyor; kendilerine ait bayraklar eşliğinde… Derken atlar start için hazır. Gözler 4. kez üst üste kazanmak için piste çıkan Ahmet Çelik ile yaşayan efsane Halis Karataş’ta. O da 7. kez mutlu sona koşup, en çok kazanan Mümin Çılgın’a 2 adım daha yaklaşmak istiyor.

Say’dan Beethoven’e kısa bir ara

Ve yarış başlıyor… Son düzlükte herkes ayakta. Çelik, Hep Beraber ile gerilerden müthiş bir atak yaparak, gelip öne geçiyor ve yarışı 4 boy farkla çok rahat kazanıyor. Açıkçası bu kadar rahat kazanmasını kimse beklemiyordu. Şeref Tribü’nünde Hep Beraber’in sahipleri adeta kendilerinden geçiyor. Sarmaş dolaş oluyor. Sevinenler arasında dünya çapında bir isim de var: Fazıl Say…. Şu sıralar Beethoven’in tüm sonatlarını kaydetmek için hummalı bir çalışmanın içine giren ünlü piyanist de soluklanmak için Veliefendi’deydi. Bu arada Say’ın kızı Kumru Say’ın milli binicilerimizdendir.

Yarışı kazanan Çelik, zaferini kutlarken Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü de coşkuyla anıyor ve büyük alkış kopuyor tribünlerde.

Gazi Koşusu ödül töreninden sonra protokol büyük çapta dağılıyor ama hatırı sayılır bir kalabalık sonraki yarışlar için de Veliefendi’de bahtını beklemeye devam ediyor…

Kaynak: Hürriyet

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir